Sadece aynı evde yaşamak, aynı soyadı taşımak ya da aynı sofraya oturmak değildir. Aile olmak; aynı kalbin sıcaklığında buluşmak, sevgiyi çoğaltmak, güveni büyütmek ve hayatın yükünü birlikte taşımaktır. Sevinci büyüten, acıyı azaltan, insanı tamamlayan en özel dayanışmadır.
Bugün değişen dünya, değerleri hızla dönüşen bir yaşam bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Aile sadece kan bağıyla değil, gönül bağıyla'da kurulur.
Bazen aynı kandan olanlar birbirine yabancıdır, bazen de gönülden kurulan bağlar insanı hayata bağlayan en sağlam köprüleri oluşturur.
Hayat akıp giderken bazen durup geçmişe bakmak gerekir:
Bugün olduğumuz kişi olana kadar yaşadığımız iyilikleri, kötülükleri…
Öfkeyi, pişmanlığı…
İnsanın yolunu çizen bu iki zıt ama tamamlayıcı duyguyu…
Hangilerini gerçekten hatırlayacağız? Hangileri bizi büyüttü, hangileri eksiltti?
Aile olmak; birlikte iyileşmek, birlikte güçlenmek, düştüğünde el uzatmak, başarıyı paylaşmak, yarayı sarmak, öfkeyi yenmek, pişmanlığı anlamaktır. Aile olmak; insanın kendini en güvende hissettiği limana sahip olmasıdır.
Kısacası, aile olmak bir kan bağı ile tek başına olunmuyor; aile olmak svegi, saygı ve gönül bağıdır. Önemli olan o gönül bağını kurmaktır.
Aile sevgiyle beslenir, anlayışla büyür, saygıyla güçlenir.
Aile insanın hayat yolculuğundaki en büyük zenginliğidir…





