6 Şubat 2023…
Saat 04.17…
O an, bu coğrafyada kıyamet kopmaya başladı.
Taş üstünde taş bırakmayan, 11 ili beşik gibi sallayan Kahramanmaraş merkezli depremler; acıları, çığlıkları, yıkılan umutları ve şehirleriyle yıllarca hafızalardan silinmeyecek bir asrın felaketi olarak tarihe geçti. Bugün, o kara günün 3. yıl dönümü…
Geriye dönüp baktığımızda; yitip giden canlar, yıllarca emek verilerek kazanılan mal, mülk ve en acısı da sevdiklerimiz alınıp götürüldü bizden. Dün çay içip sohbet ettiklerimiz, bir gece ansızın gelen felaketle sonsuza kadar aramızdan ayrıldı.
Uğurlar olsun güzel insanlar… Uğurlar olsun…
“Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeği, asrın felaketinde bir kez daha acı şekilde kendini gösterdi. Sağlam yapılan hiçbir bina kimseye mezar olmadı.
Aradan tam 3 yıl geçti…
Ama hâlâ konteynerlerde yaşayan insanlar var.
Hâlâ dükkânına taşınamayan esnaf var.
Herkes yarını bekliyor ama yarının ne olacağını kimse bilmiyor.
Yarın, hep yarına kalıyor…
Gelenler, gidenler, yok olanlar ve yeniden var olmaya çalışan bir şehir…
Her yer toz, toprak, çamur deryası.
Bu kente yalnızlık çöktüğünde insan alıp başını gitmek istiyor.
Depremde evi barkı yıkılan, kalacak yeri olmayan o güzel insanların gidişi…
Ne zaman geri dönecekleri ise belli değil.
Verilen vaatler…
Yapılanlar ve yapılmayanlar…
Bugün 3 yıl geçti ve bu şehirde yaşayanlar her şeyi, herkesi gördü.
Her şey geçer derler…
Ama insanın acısı geçmez.
Her şey geçer derler…
Ama insanın emeği unutulmaz.
“Dün dündür, bugün bugündür” demeyin.
Şaşar beşer ama hafıza ve akıl oldukça hiçbir şey unutulmaz.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Bugün çamurunu, yarın tozunu kim unutur?
Yitip giden canını kim unutur?
Hiç unutmam…
Bir gün yolumu kesen Hasan amca,
“Cehenneme gerek yok evlat, bütün şeytanlar burada” dedi.
“Neden?” diye sordum.
“Günü gelince sen de anlarsın oğlum” dedi ve çekip gitti.
Gidiş o gidiş…
Bir daha göremedim Hasan amcayı…
Bütün bunlar yetmezmiş gibi geçtiğimiz yaz, yemeye bile zor bulduğumuz bir meyveye de hasret kaldık. Nisan, Şubat’tan farksızdı. Önüne gelen ne varsa dondurup arkasına bakmadan çekip gitti.
Olan yine bize oldu.
Peki biz, bu 3 yıl içinde yaşadığımız felaketlerden ders çıkarabildik mi?
Haykırarak söylüyorum: Hayır!
İlk kiraları biz yükselttik.
A’dan Z’ye fiyatları biz artırdık.
Depremi, zirai donu fırsata çevirdik.
Zam üstüne zam yaptık.
Kimsenin acısı, kimsenin yokluğu bizi ilgilendirmedi.
Biz bugünü düşündük…
Peki ya yarını?
Onu hiç düşünmedik.
Belki de yarın hiç gelmeyecekmiş gibi davrandık.
Ama belli mi olur ey insanoğlu?
Bakarsın yarın, yarın olur…
Asrın felaketinde hayatını kaybeden tüm canları saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Unutmadık…
Unutmayacağız…




