Malatya’da kış mevsimi tüm acımasızlığıyla kendini gösterdi. Yoğun kar yağışı, dondurucu soğuk ve fırtına, zaten büyük zorluklarla mücadele eden Malatya halkını bir kez daha sınava tabi tuttu. Depremin yaralarını sarmaya çalışan şehir, bu kez de karakışa teslim oldu.
Ulaşım Felç Oldu
Gece boyunca aralıksız yağan kar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hayatı durma noktasına getirdi. Şehir merkezinde bile trafik büyük ölçüde aksarken, kırsal bölgelerde yollar tamamen kapanmış durumda. Kar kalınlığı yüksek kesimlerde yer yer 30 santimetreyi buldu. Belediye ekipleri yolları açık tutmak için var gücüyle çalışsa da, şartlar ağır ve imkanlar sınırlı. Malatyalılar için ulaşım, her zamankinden daha büyük bir sorun haline geldi.
Okullar Tatil Edildi, Kamu Kurumlarında Aksamalar Yaşandı
Kar yağışı ve buzlanma nedeniyle birçok ilçede okullar tatil edilirken, bazı kamu kurumlarında da hizmetler aksadı. Ancak insanlar ne yapsın? Çalışmak zorunda olan, çocuklarını okula göndermek için sabahın köründe yollara düşen Malatyalılar çile bülbülüm çile demekten kendilerini alamadılar…
Konteyner Kentler Dondu, Umutlar Güneşe Kaldı
Kar yağışıyla birlikte Malatya’nın en büyük çilesi bir kez daha gün yüzüne çıktı: Konteyner kentlerde yaşam! Deprem sonrası umut diye sunulan konteynerler, kış şartlarına tamamen hazırlıksız. Donan sular, çalışmayan ısıtıcılar ve dondurucu soğuk, insanları çaresiz bırakmış durumda. İnsanlar, hâlâ suyun akmasını, buzların çözülmesini bekliyor. Soğuk havada bir bardak sıcak çay bile lüks oldu. Sular dondu, hayat durdu! Bütün bunlar Türkiye yüzyılında 2025 yılında yaşanıyor…
Vatandaşlar artık isyan noktasında: “Depremin çilesi yetmedi, bir de karakışın çilesiyle yüzleşiyoruz. Hazırlıksız yakalandık, kaderimize terk edildik. Her gün yeni bir mücadele. Çile bülbülüm çile...”
Elektrik Kesintileri, Su Sorunları ve Umutsuzluk
Kar yağışıyla birlikte birçok mahallede elektrikler kesildi. Soğuk hava ile birlikte artan enerji talebi karşılanamayınca, insanlar soğukla baş başa kaldı. Su kesintileri ise en büyük problemlerden biri. Donan borular nedeniyle konteynerlerde kalan vatandaşlar, suya ulaşmak için büyük çaba harcıyor. Malatyalılar güneşin doğmasını, havanın ısınmasını ve buzların çözülmesini bekliyor. Çaresizlik ve umutsuzluk her geçen gün daha da büyüyor. Taşıma su ile ile nereye kadar…
Hazırlıksız Yakalayan Kış ve Sessiz Çığlıklar
Kış bastırdı, hazırlık yetersiz kaldı. Geçici barınma alanları, gerçekten geçici mi olacak, yoksa insanlar bu şartlarda yaşamaya mahkum mu edilecek?
Şimdi sorulması gereken soru şu: İnsanlar daha ne kadar dayanacak? Kaç kış daha geçmesi gerekiyor? Depremin yaraları hâlâ sarılmamışken, üzerine eklenen bu sert kış, Malatyalıları çaresiz bırakıyor. Artık konteynerlerde yaşam mücadelesi veren insanların sesi duyulmalı.
Bu şehir, acılarıyla baş başa bırakılmamalı!





