Siyaset o kadar hızlı dönüyor ki yetişebilene aşk olsun. Hele de bu CHP olunca dönen dolapların haddi hesabı yok.
CHP'de öyle bir şey oldu ki fıkraları bile geride bıraktı. Mutlak butlan kararıyla Kılıçdaroğlu, 6 yıl geriye dönülerek partinin genel merkezine mahkeme kararıyla geri getirildi. İşte kıyamet de bu noktadan sonra koptu.
Tam 13 seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu, fakatsız lakinsiz, son seçimlerde birinci olan CHP'yi bitirip bölmeye tereddütsüz ekibiyle geldi. Sokakta karşılığı olmadığını düşündüğüm Kılıçdaroğlu halkın içine çıkamazken, bazı illerde atayacak adam dahi bulamıyor. Öte taraftan Özgür Özel, meydanlara, sokaklara, caddelere sığmayan kalabalık halk kitleleriyle meydan meydan, mahalle mahalle, köy köy, kasaba kasaba dolaşırken; Kılıçdaroğlu ve ekibi de il başkanlarını görevden almaya, partinin namusu sayılan evrakları kamuoyuyla paylaşma derdinde.
Şimdi burada kimin CHP'ye zarar verdiği, kimin vermediği, açıklanan ve partinin namusu sayılacak belgelere bakılarak anlaşılıyor.
Butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu, seçilmiş Malatya İl Başkanı Barış Yıldız ve yönetimini görevden alıp yerine daha önce Yeşilyurt İlçe Başkanlığı yapan, Yeşilyurt İlçe hesabında yaklaşık 291 bin735 TL'lik bir paranın kaybolduğu iddiasıyla partiden ihraç edilme süreci yaşanırken kendisinin istifa ettiği belirtilen Hakan Satılmış'ı atadı. Satılmış ve ekibinin gece yarısı çilingir ile partiye girmesi çok eleştirildi ve partide infial yarattı.
Satılmış günlerce il yönetimini oluşturacak kişi sayısını bulamadı. Bir şekilde listeyi tamamlayan Satılmış'ın yönetimiyle ilgili bugün de Gökhan Uçar'ın açıklaması gündeme geldi. Uçar, bilgisi ve rızası olmadan Yeşilyurt İlçe Yönetimi'ne yazdırıldığını belirterek, "Butlancılarla aynı ortamda olmam mümkün değil. Ben seçilmişlerle beraberim." diyerek istifa etti.
Satılmış, geldiği günden beri sehven yanlış kesildiği ve mali kaydı olmadığı ileri sürülen bir fatura üzerinden açıklamalar yapıyor. Bana da, "Bunun yanlış olduğunu biliyorum. Zaten böyle bir paranın partide olması mümkün değil ama bunu siyaseten kullanacağım." dediğini ifade ettim. Eğer sizin arınma siyasetiniz buysa, siyasetiniz batsın. Önce kendiniz arının, temiz siyaseti kendinizden başlatın.
Malatya'nın derdiyle ilgilenecek; kayısı sorunu, kira sorunu, konut sorunu, su sorunu, işsizlik sorunu ve daha birçok sorun varken bunlarla ilgili tek bir açıklama yok. Buna karşılık geldiği günden beri sehven yanlış kesildiği belirtilen fatura üzerinden siyaset yapılıyor.
Bugün de partiye son 3 yılda gelen para miktarının yaklaşık 10 milyon lira olduğunu açıkladı. O zaman Butlan kararı sonrası göreve gelen Kılıçdaroğlu'na neden kamuoyunda 40 gazete için 10 ya da 20 milyon lira ödeme yapıldığı yönünde açıklamalar yaptırdın? Madem son 3 yılda partiye gelen para 10 milyon lira civarında, bana nasıl tek seferde 10 ya da 20 milyon lira para verildiği iftirasını attırdın?
Yalan ve algı operasyonlarıyla nereye varmak istiyorsunuz?
Şimdi soruyorum; sen mi daha büyük yalan ve iftira siyaseti yapıyorsun yoksa. butlan kararı sonrası göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu na mı yalan ve iftira attırarak algı mı yaptırdın?
Ben buradan sana tekrar diyorum; maliye kaydı olmayan olduğu ileri sürülen fatura üzerinden açıklamalar yapıyorsun. Belgeleriyle ortaya koy. Ortaya koyamazsan bunun takdirini kamuoyu yapacaktır. "Siyaset bu." deyip kenara çekilemezsin.
Ayrıca, kamuoyunda dile getirilen bir başka iddia da şu: Katil İsrail'e karşı olduğunu söylerken, İsrail menşeli olduğu ileri sürülen bir firmaya Malatya'da ortak mısın, değil misin? Bu konuda da kamuoyuna açık ve net bir cevap vermelisin.
Satılmış başkan bana yönelik açıklamalarında kullandığın iddiaların da kamuoyu tarafından değerlendirileceğine inanıyorum. Kişisel verilerimin paylaşılması ve hakkımda yapılan açıklamalar nedeniyle Hakan Satılmış ile Butlan kararı sonrası göreve gelen kılıçdaroğlu hakkında hukuki süreci başlattım.
Malatya halkı kimin doğru söylediğini, kimin yanlış söylediğini en iyi şekilde değerlendirecek ferasete sahiptir.





