Malatya’da mücbir sebep hali 30 Kasım’da sona erdi. Kağıt üstünde…
Gerçekte ise şehrin enkazı, esnafın yarası, üreticinin kaybı, iş yerlerinin teslim edilememesi, kira krizleri ve hâlâ konteynerlerde hayata tutunan binlerce insanın dramı devam ediyor.
Buna rağmen, şehir nefes almadan, yaralar sarılmadan, sokaklar toparlanmadan, ekonomi canlanmadan mücbir sebep kaldırıldı.
Ve daha vahimi: Siyasi otorite neredeyse tamamen sessiz.
Kimse çıkıp bu kararın dayanağını, gerekçesini, yol haritasını açıklamıyor.
KANUNA AYKIRI BİR KARAR MI? EVET, AÇIKÇA ÖYLE.
Mücbir sebep hali, Vergi Usul Kanunu’nun 13. maddesine göre;
• Mükelleflerin iradesi dışında,
• Vazifelerini yerine getirmelerine engel,
• Fiili imkânsızlık oluşturan
durumlarda devam ettirilir ve ancak bu engeller ortadan kalktığında kaldırılır.
Peki ne değişti de Malatya’da mücbir sebep bitti?
Şehir normale mi döndü?
Hayır.
İş yerleri mi açıldı?
Hayır.
Esnaf konteynerden çıktı mı?
Hayır.
Üretici kayısını tam verimle mi kaldırdı?
Hayır.
Halk sosyo-ekonomik olarak toparlandı mı?
Kesinlikle hayır.
Bu tablo ortadayken mücbir sebebin kaldırılması, sadece ekonomik değil, hukuki bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Fiili imkânsızlık sürerken, mücbir sebebi bitirmek, kanunun özüne ve ruhuna aykırıdır.
VAN DEPREMİNDE 6 YIL UZATILAN MÜCBİR SEBEP, MALATYA’DA NEDEN 22 AYLA SINIRLANDIRILDI?
Örnek ortada:
Van depremi sonrası mücbir sebep 6 yıla yakın sürdü.
Vergi borçları silindi, yapılandırmalar teminatsız yapıldı, halk nefes aldı.
Bugün Malatya’da ise:
• İş yerleri teslim edilmedi,
• Esnaf zarar ediyor,
• Müşteriler şehir dışına dağıldı,
• Kayıt dışı işler çoğaldı,
• Kiralar uçtu,
• Yıkım-enkaz-yeniden yapım süreçleri tamamlanmadı,
• Esnaf ve Mali Müşavirleri hâlâ konteynerde, tozun toprağın içinde ayakta durmaya çalışıyor.
Bu koşullarda mücbir sebebin kaldırılması adaletsizdir, eşitsizdir ve çifte standarttır.
SESİNİ ÇIKARMASI GEREKENLER SUSKUN
Siyaset kurumunun bu kadar sessiz kalması kabul edilemez.
Vatandaşın yaşadığı ekonomik deprem görmezden gelinemez.
Her seçim döneminde Malatya üzerinden siyaset yapanların, bugün “neden mücbir sebep bitirildi?” sorusuna cevap vermemesi, halkın hafızasında derin bir yara açıyor.
Bu sessizlik, sadece bir siyasi tutum değil; Malatya’nın kaderine terk edilmesidir.
ŞEHİR NORMALE DÖNMEDEN ALINAN HER KARAR, ŞEHRE İHANETTİR
Bugün yapılması gereken çok net:
1. Mücbir sebep derhal yeniden uzatılmalıdır.
2. SGK ve vergi borçlarında teminat şartı kaldırılmalıdır.
3. Esnafa gerçekçi destek paketleri açıklanmalıdır.
4. İş yerleri teslim edilene kadar ekonomik yükümlülükler askıya alınmalıdır.
5. Deprem bölgeleri için eşit uygulama şarttır; Van’da yapılan Malatya’dan esirgenemez.
Bu şehir hâlâ ayağa kalkmadı.
Bu şehir hâlâ mücadele ediyor.
Bu şehir hâlâ nefes almaya çalışıyor.
Deprem sonrası en büyük yükü sırtlayan Malatyalı esnafın, üreticinin, çalışanların hakları korunmadan mücbir sebebi bitirmek, sadece teknik bir karar değildir; sosyal ve ekonomik bir yıkımdır.
Malatya’nın gerçeği ortada.
Mücbir sebep bitmedi; kâğıt üzerinde bitirildi.
Ve biz bu şehre sahip çıkmazsak, bu kararların altına imza atanlar çıkıp bir gün bile hesap vermez.





Sizin gibi insanların daha farklı yerlerde olması dileğiyle kolaylıklar onur bey.
Rabbim seni başımızdan eksik etmesin koca yürekli aslan abimm