Türkiye’de emekli maaşları uzun süredir tartışılıyor. Ancak son günlerde yaşananlar, meselenin yalnızca zam oranlarıyla sınırlı olmadığını açıkça gösterdi. Konu artık geçim sıkıntısı değil, bu sıkıntının konuşulmasına bile izin verilmemesi meselesidir.
TBMM’de emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının araştırılması, maaşların neden eridiğinin ortaya konması amacıyla verilen önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Bu bir zam teklifi değildi. Bir kanun maddesi değildi. Sadece emeklilerin içinde bulunduğu durumun rakamlarla, verilerle incelenmesi istenmişti.
Yani sorulan soru şuydu:
Emekli bugün nasıl geçiniyor?
Bu sorunun sorulmasına bile gerek görülmedi.
Oysa rakamlar ortada.
Bugün en düşük emekli maaşı 10.000–12.500 TL bandında. Açlık sınırı yaklaşık 18.000 TL’ye dayanmış durumda. Yoksulluk sınırı ise 55.000 TL’nin üzerinde.
Tek başına yaşayan bir emeklinin aylık giderlerine bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Ortalama kira 9.000–12.000 TL arasında. Elektrik, su ve doğalgaz faturaları 2.500–3.000 TL’yi buluyor. Temel gıda harcamaları 5.000–6.000 TL, ilaç ve sağlık giderleri ise en az 1.000 TL.
Toplamda ortaya çıkan aylık gider 17.000–22.000 TL arasında değişiyor. Emeklinin eline geçen maaş ise bu rakamların çok gerisinde kalıyor.
Bu tabloya rağmen Meclis’te verilen mesaj net:
“Araştırmaya gerek yok.”
Seyyanen zam verilmemesi ayrı bir tartışma konusudur. Ancak emeklinin yaşadığı sorunların araştırılmasının dahi reddedilmesi, meselenin ekonomik değil, tamamen siyasi bir tercih olduğunu gösteriyor. Çünkü araştırma önergesi çözüm değildir ama niyet beyanıdır. “Bu sorunu ciddiye alıyorum” demektir. O niyet de ortaya konmadı.
Enflasyon emekliye özel çalışmıyor. Kira artışları emekliyi pas geçmiyor. Faturalar, gıda ve ilaç fiyatları herkes için aynı hızla yükseliyor. Ama konu emekliye gelince öncelik sıralaması değişiyor.
Emekliler bugün lüks talep etmiyor. Sadaka istemiyor. Yıllarca çalışıp ödedikleri primlerin karşılığında insanca yaşamak istiyorlar. Daha da önemlisi, sorunlarının yok sayılmamasını bekliyorlar.
Ancak Meclis’te bu rakamların konuşulmasına bile izin verilmedi.
Bu karar bugün tutanaklara geçmiş olabilir. Ama emeklilerin hafızasında da yerini almıştır. Sessiz olabilirler. Ama rakamları da, kendileri hakkında verilen kararları da unutmazlar, gerekli cevapları gün geldiğinde verirler.





Ağzına sağlık aslan abim
Keşke herkes bu kadar belirli bir kitleye hitap yerine net ve dogrucu olsa agzınıza saglık onur bey