Rakamlar ortada, süslemeye gerek yok.
Aynı yıl, aynı bölge, aynı sayıda tesis…
Ama Malatya’ya 702 milyon TL, Elazığ’a 1,4 milyar TL.
Bu fark “teknik” değil, tercih.
Nüfus Malatya’da fazla.
Deprem yıkımı Malatya’da ağır.
İçme suyu, sulama, taşkın kontrolü ihtiyacı Malatya’da yakıcı.
Ama yatırım masasında Malatya arka sırada.
Bölge müdürlüğü Elazığ’da diye Malatya’nın kaderi çizilemez.
Bu kabul edilemez.
Gelelim asıl meseleye:
Malatya’nın vekilleri nerede?
Bu tabloyu görmemek mümkün değil.
Bilmemek mümkün değil.
Ama itiraz yok, ses yok, yumruk yok.
Meclis’te güçlü bir çıkış yok.
Kamuoyuna net bir duruş yok.
“Bu dağılım adil değil” diyen yok.
Bu sessizlik, Malatya’ya yapılan en büyük haksızlıktır.
Deprem yaşamış bir şehre,
altyapısı yorgun, tarımı suya muhtaç bir kente
“idare edin” denemez.
702 milyon TL ile 1,4 milyar TL arasındaki fark,
sadece para farkı değildir.
Bu fark; ilgisizliğin, sahipsizliğin ve alışılmış suskunluğun faturasıdır.
Net konuşalım:
Malatya üvey evlat muamelesi görüyorsa,
bunun sorumluluğu yalnızca kurumlarda değil;
bu şehrin hakkını savunmayan, sesini yükseltmeyen Malatya vekillerindedir.
Bu şehir susmaz.
Bu şehir unutmuyor.
Ve sormaya devam ediyor:
Malatya’nın hakkını kim savunacak?
Cevap gelene kadar, bu konu kapanmaz.




