Eren, yaşanan olayların artık münferit olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun çok boyutlu bir güvenlik ve toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti.
“Dün Siverek’te, bugün Kahramanmaraş’ta yaşananlar gösteriyor ki bu olaylar tesadüfi değil, sistematik bir riskin parçası” diyen Eren, okulların güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaya başladığına dikkat çekti.
ŞİDDETİN ARKASINDAKİ YAPISAL SORUNLAR
Eren’e göre artan şiddet vakalarının temelinde birden fazla kritik faktör yer alıyor. Bunların başında ise bireysel silahlara erişimin kolaylığı geliyor. Ruhsatsız silahların yaygınlığı, anlık öfke durumlarını ölümcül sonuçlara dönüştürürken, şiddetin eşiğini de ciddi şekilde düşürüyor.
Bir diğer önemli unsur ise öğrencilerin psikolojik durumlarının yeterince takip edilememesidir. Uzmanların da sıklıkla dikkat çektiği gibi okul saldırıları çoğu zaman ani gelişen olaylar değil, önceden sinyal veren süreçlerin sonucu olarak ortaya çıkıyor. İçe kapanma, ani davranış değişiklikleri, şiddet içeriklerine yönelim ve sosyal dışlanma gibi belirtiler, erken müdahale edilmediğinde ciddi riskler doğurabiliyor.
SOSYAL MEDYA TEHDİDİ BÜYÜYOR
Açıklamada özellikle sosyal medyanın rolüne de dikkat çekildi. Birçok vakada saldırganların eylem öncesinde çeşitli paylaşımlar yaptığına işaret eden Eren, dijital platformların artık yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda risk göstergelerinin ortaya çıktığı alanlar haline geldiğini vurguladı.
Eren, “Şüpheli içeriklerin zamanında fark edilmemesi, tehditlerin büyümesine neden oluyor. Bu nedenle dijital ortamda erken uyarı ve analiz sistemlerinin kurulması büyük önem taşıyor” dedi.
“BU SADECE GÜVENLİK DEĞİL, TOPLUMSAL ÇÜRÜME”
Eren, yaşanan sürecin yalnızca güvenlik zafiyetiyle açıklanamayacağını belirterek, bunun daha derin bir toplumsal sorunun yansıması olduğunu ifade etti.
“Şiddetin normalleştiği, öfkenin kontrol edilemediği ve bireylerin giderek yalnızlaştığı bir ortamda bu tür olayların artması kaçınılmazdır” diyen Eren, mevcut tablonun toplumsal çürümenin açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
ÇÖZÜM: ERKEN TESPİT VE SIKI DENETİM
Eren, çözümün yalnızca olaylara müdahale etmekten ibaret olmadığını belirterek, önleyici politikaların önemine dikkat çekti. Silah erişiminin kontrol altına alınması, okullarda psikolojik takip sistemlerinin güçlendirilmesi ve sosyal medya üzerinde etkin denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini ifade etti.
“Her göz ardı edilen risk, daha büyük bir tehlikeye dönüşür” diyen Eren, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısında bulundu.
Eğitimde güvenliğin sağlanmasının, yalnızca bugünü değil, geleceği de korumak anlamına geldiği vurgulanırken, konunun aciliyetine dikkat çekildi.







