Daha bir hafta önce Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta yaşanan katliamlar, çocuklarımızın nasıl korunamadığını acı biçimde ortaya koymuştur; o çocuklar yalnızca yaşamdan koparılmadı, çocukluklarından ve geleceklerinden de koparıldı.Bu tablo, ülkemizde çocukları koruyamayan AKP iktidarı gerçeğini açıkça göstermektedir: bugün çocuklar sömürülüyor, çocuklar öldürülüyor, çocuklar güvencesizleştiriliyor ve sistematik biçimde geleceksizleştiriliyor. Bu yüzden 23 Nisan’a girerken birçok aile, bayram coşkusunu hissedemiyor; kimi endişe ve korku içinde, kimi ise evlat acısıyla yas tutuyor.Türkiye’de çocuk emeği münferit bir sorun olmaktan çıkmış, yapısal bir emek rejiminin parçası haline gelmiştir. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocuklar, “eğitim” adı altında erken yaşta işgücü piyasasına yönlendirilmekte; haftanın 4-5 günü üretim alanlarında çalıştırılarak eğitimden koparılmaktadır. 2025 yılı içerisinde en az 94 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu veri, yalnızca bir istatistik olmanın ötesinde; çocukluğun sistemli biçimde yok sayıldığının en ağır kanıtıdır.Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çocuk işçiliğini çocuğun eğitim hakkını ortadan kaldıran ve gelişimini zedeleyen tüm çalışma biçimleri olarak tanımlar. UNICEF, çocuk emeğini fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişime yönelen temel tehditlerden biri olarak değerlendirir. Avrupa Konseyi ise çocukların erken yaşta işgücüne yönlendirilmesini modern sömürünün kurumsallaşmış biçimi olarak ifade eder. Bu bilimsel ve uluslararası çerçeve, çocuk emeğinin yalnızca bugünü değil, toplumun geleceğini de karartan bir yapı olduğunu açıkça ortaya koyar.Bugün Türkiye’de çocuklar atölyelerde, sanayi sitelerinde, tarım alanlarında, kimyasal üretim tesislerinde; çırak, stajyer, kursiyer ya da MESEM öğrencisi adı altında ağır koşullarda çalıştırılmaktadır. Her kaybın ardından “kader”, “fıtrat” gibi ifadelerle sorumluluk örtülmeye çalışılsa da gerçek açıktır: Bu tablo, tercih edilen AKP politikalarının sonucudur.Milli Eğitim Bakanı’nın geçen sene; “erken yaşta beceri yönlendirmesi” yaklaşımı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çocuk işçiliğiyle mücadele söylemi arasındaki çelişki, iktidarın çocuk emeğine yaklaşımını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bir yanda çocuklar üretim sürecine çekilirken, diğer yanda mücadele söylemi dile getirilmektedir. Bu yaklaşım, çocukları koruyan bir anlayış yerine, onları ucuz emek kaynağına dönüştüren bir yönelimi işaret etmektedir.Çocuklarımız, üretim bandının bir unsuru olarak görülemez. Çocuğun korunması, sosyal politikanın ötesinde, devletin varlık nedenlerinden biridir. Eğitimden koparılan her çocuk, yoksulluğun kuşaklar boyunca sürmesine zemin hazırlar. Kamusal koruma zayıfladığında yalnızca çocuklar değil, toplumun bütünü zarar görür.Cumhuriyet Halk Partisi olarak açık bir irade ortaya koyuyoruz:Çocuk emeğine son verecek, MESEM başta olmak üzere çocukları üretim sürecine iten tüm uygulamaları kaldıracak, her çocuğun eşit, parasız, bilimsel ve nitelikli eğitime erişimini sağlayacağız. Çocukların yeri atölyeler, fabrikalar ve üretim bantları değil; okulları ve özgürce gelişebilecekleri yaşam alanlarıdır.Bu ülkenin hiçbir çocuğu yoksulluğa, sömürüye ve karanlığa terk edilmeyecek. Çocukların güldüğü, eşit fırsatlara sahip olduğu, geleceğe umutla baktığı bir Türkiye mümkündür ve bu mücadele kararlılıkla sürdürülecektir.Çocuklarımız kadar temiz, çocuklarımız kadar güçlü bir geleceği hep birlikte kuracağız.23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! En çok da hep aynı yaşta kalan çocuklarımızın kutlu olsun.Ulaş KARASUCHP Genel Başkan Yardımcısı-Sivas Milletvekili
Gündem
22 Nisan 2026 - 22:50
23 Nisan: Çocukluğun Korunması, Geleceğin Savunulmasıdır!
23 Nisan, bir bayram olmanın ötesinde; bir ülkenin geleceğini çocukların özgür, eşit ve onurlu yaşam hakkı üzerine kurma iradesidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu tarih, devletin en temel sorumluluğunu hatırlatır: Çocuğu korumak, geliştirmek ve geleceğe hazırlamak. Bugün AKP Türkiye'si, çocukluğun korunamadığı, aksine sistematik biçimde aşındırıldığı ağır bir tabloyla karşı karşıyadır.
Gündem
22 Nisan 2026 - 22:50





