Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Önerileri
Ramazan ayı; sabrın, paylaşmanın ve manevi arınmanın yanı sıra bedenimizi de dinlediğimiz, yaşam alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirdiğimiz özel bir zaman dilimidir. Bu süreçte değişen öğün saatleri ve uzun süren açlık dönemleri, beslenme düzenimizi doğrudan etkilerken sağlığımız üzerinde de önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Gıda Yüksek Mühendisi Emine Tanrıkulu, Ramazan ayında doğru ve dengeli beslenmenin hem günlük yaşam kalitesini artırdığını hem de olası sağlık sorunlarının önüne geçtiğini vurguluyor. Tanrıkulu’na göre; sahurdan iftara kadar geçen sürede vücudun ihtiyaç duyduğu enerji, vitamin ve minerallerin dengeli şekilde alınması, sindirim sisteminin korunması ve yeterli sıvı tüketimi büyük önem taşıyor.
Ramazan’ı daha sağlıklı, daha enerjik ve daha bilinçli geçirmek isteyenler için Emine Tanrıkulu’nun önerileri yol gösterici nitelik taşıyor.
Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusu büyük önem taşıyor. İftar ve sahurda tercih ettiğimiz besinler hem günlük yaşam kalitemizi hem de sağlığımızı etkiliyor. Ramazan süresince oruç tutan bireylerin, günlük beslenme alışkanlıkları değişmekte, iftar saatine kadar açlık hissetmemek amacıyla yüksek enerji içeren şekerli, unlu ve yağlı besinler tercih edilmektedir. Ramazan ayı boyunca sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeyi sürdürebilmek için nelere dikkat edilmelidir?
Bunun için öğün sayısı artırılmalı ve mutlaka Sahura kalkılmalıdır.
Sahura kalkarak sadece su içmenin veya gece yatmadan önce sahur yapmanın sık yapılan önemli hatalardan biri olduğu unutulmamalıdır. Açlık süresinin uzun olması, açlık kan şekerinin gün içinde daha erken saatlerde düşmesine neden olmaktadır.
Sahurvaktinde hafif fakat doyurucu besinler tercih edilmelidir. Süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün boyunca susuzluğu artıracak yağlı, tuzlu ve tatlı besinlerden uzak durulması uygun olacaktır.
Çok yağlı, asitli besinlerin tüketiminin sindirim sorunlarına; reflü, gastrit gibi rahatsızlıklara sebep olacağı unutulmamalıdır.
Oruç su ile açıldıktan sonra çorba içilmelidir. Şişkinlik, hazımsızlık gibi sindirim problemleri ve kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak yemek sonrası uyku halinin olmaması için 5-10 dakika yemeye ara verilmelidir.
Yemeklerinyavaş ve çiğneyerek tüketilmesine özen gösterilmelidir
Pişirme yöntemi olarak kızartma, kavurma gibi seçenekler yerine haşlama, fırında pişirme ve ızgara yöntemi kullanılmalıdır
Yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller -kuru fasulye, mercimek, nohut-, kepekli tahıllar ve tam buğday ekmeği, sebzeler ve salata) tercih edilmelidir.
İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.
İftarda su alımı önemli olup sahura kadar yeterli miktarda su aralıklarla içilmelidir. İftar ve sahur arasında 2.0-2,5 litre su içilmelidir. Bunun yanı sıra Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda, şekersiz içecekleri vb. sık sık tüketilmesine özen gösterilmelidir.