Fidanel "Başka Malatya Yok"

Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel: "Malatya'nın Yeniden İnşası İçin Birlikte Hareket Etmeliyiz"

Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya'nın yeniden inşası ve ayağa kalkması için gece gündüz çalışıyor. Fidanel, şehrin daha hızlı ve etkili bir şekilde yeniden inşa edilmesi için planlı ve projeli çalışmanın önemini vurgularken, kimseyi mağdur etmeden rezerv alanlar ilan edilerek çalışmaların hızlandırılması gerektiğini her platformda dile getiriyor. "Malatya'nın geleceğini inşa etmek zorundayız" diyen Fidanel, şehrin yeniden ayağa kalkması için herkesin el birliğiyle üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini belirtiyor.

"Başka Malatya Yok"

Fidanel, "Başka Malatya yok" diyerek, Malatya'nın geleceği için herkesin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Battalgazi Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, rezerv alanlarının ilan edilmesi konusundaki görüşlerini paylaşan Fidanel, şunları söyledi:

Rezerv Alan Konusunda Önemli Notlar:

'Rezerv Alan' konusunda kamuoyunun bilgi eksikliği ve bilgi kirliliği olduğunu düşünerek bazı konuların açıklığa kavuşması için bilgilendirme yapmak istiyorum:

Bugün yaptığımız toplantıda da bahsettiğim kadarıyla yaşadığımız depremlerde Malatya'nın yapı stoğunun yaklaşık %45'ini kaybettik. On binlerce binanın yıkım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte hem şehirde hem de kırsalda boşalan çok büyük alanların ortaya çıktığını görüyoruz. 

Yeniden bu yapıları ayağa kaldırmak için iki yol var. Birincisi 'YERİNDE DÖNÜŞÜM, ikincisi REZERV ALAN. Yerinde dönüşüm dediğimiz sistemin gerek maddi durumdan, gerek mülk sahiplerinin ortak karar alamamasından, gerek teknik problemlerden dolayı çalışmayacağını ilk günden beri söylemiştik. 1,5 yıllık geçen zaman bizi haklı çıkardı. Ve bu sistemin çalışma ihtimali artık daha da zorlaştığını biliyoruz.

 Kesin ve net tespitim şudur; Yerinde Dönüşüm sistemindeki kredi ve hibe desteği artırılsa bile önünüzdeki 20 yıllık süreçte yıkılan binaların %5'ini bile ayağa kaldıramayacağız. 

Ozaman Malatya nasıl ayağa kalkacak? Devletimizin gücü ve hızıyla bu yapıların inşasına başlanırsa işte ozaman 5 yıl içerisinde toparlanma şansımız olabilir. İşte bu sistemin adıda REZERV ALAN. Mahalle mahalle, ada ada projeler hazırlanıyor ve çok hızlı bir şekilde inşaatlar başlıyor, vatandaş eski yerine en yakın noktada yeni evini 1-2 yılda alıp oturmaya başlıyor. Özel müteahhitle anlaşsanız peşin olarak vermeniz gereken parayı Rezerv Alan sisteminde 2 yıl ödemesiz 10 yıl vadeli şekilde ödüyorsunuz. Zaten bir kaç yıl içinde taksit rakamları pul oluyor ev nerdeyse bedavaya geliyor. 

Sonuç: Matematiksel olarak bu şehrin 'Rezerv Alan' sisteminin haricinde ayağa kalkma şansı yoktur.

Peki vatandaş neden buna karşı çıkıyor? Tabiki tapulu malının elinden alınarak mağdur edileceğini düşünüyor. Bunun sebebi ise şeffaf bir süreç yürütülememesi, kamuoyuna doğru bilgilendirme yapılamaması ve rant endişesi. Yüzeysel bilgilendirmeler yapıp acilen evlerin boşaltılması istenirse vatandaş haklı olarak buna tepki gösterir ve direnir. 

Doğru bir yol haritası belirlenip yerel inisiyatifin de içine katıldığı bir platform oluşturulup şeffaf bir çalışmayla hep birlikte el ele hareket edilseydi hem vatandaş için daha güvenilir olurdu hem de yöneticiler bu yükü tek başına yüklenmemiş olurdu. Benim sokakta çarşıda pazarda görüştüğüm insanlardan edindiğim izlenimim genel olarak budur. 

Birde bu alanların belirlenmesi ve sınırlarının çizilmesi konusundada çifte standart yapılmadan ve dedikoduya mahal vermeden son derece şeffaf ve hesap verilebilir olunmalıydı. 

Son olarak; Rezerv Alan konusunun doğru şekilde anlatılamaması ve iletişim kazası yüzünden vatandaş ikna edilemezse ve süreç tıkanırsa çok yazık olur Malatya'ya! Son şansımızı basit bir hata yüzünden tepmeyelim lütfen.