"Çıplak Arama da Çocuklar Üzerinden Şantaj da İnsan Hakları İhlalidir!"
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in duruşmadaki ifadesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Özcan, gözaltı sürecinde çıplak arama yapıldığı, insan onurunu zedeleyen muamelelerde bulunulduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya zorlamak amacıyla çocuklar ve aile bireyleri üzerinden baskı kurulduğu yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
İnsan Onurunu Korumak Hukuk Devletinin Asli Görevidir Özcan, önergesinin gerekçesinde Anayasa’nın 17’nci maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere yönelik her türlü işlemin insan onuruna ve mahremiyete saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“İnsan onurunu korumak hukuk devletinin asli görevidir” diyen Özcan, zorunlu olmayan, ölçüsüz ve aşağılayıcı nitelikteki çıplak arama uygulamalarının kötü muamele ve işkence yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların Üstün Yararı Her Şeyin Üzerindedir Özcan ayrıca, çocuklar ve aile bireyleri üzerinden baskı kurulmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağını belirterek, “Çocukların üstün yararı ilkesi evrensel hukuk tarafından korunmaktadır. Aile ilişkilerinin bir soruşturma yöntemi veya psikolojik baskı aracına dönüştürüldüğü yönündeki iddialar son derece vahimdir ve etkin şekilde araştırılmalıdır” dedi.
Özcan, soru önergesinde Fatoş Pınar Türker’in mahkeme huzurunda dile getirdiği iddialar hakkında herhangi bir idari veya adli inceleme başlatılıp başlatılmadığını sordu. Ayrıca son beş yılda çıplak arama uygulamalarına ilişkin yapılan şikâyetlerin sayısının, bu şikâyetler sonucunda kaç kamu görevlisi hakkında işlem tesis edildiğinin ve etkin pişmanlık kapsamında savcılık görüşmesine çıkarılan tutuklu veya hükümlü sayısının kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Özcan, bu görüşmelerin kaçının mesai saatleri dışında veya gece saatlerinde gerçekleştirildiğinin de Adalet Bakanlığı tarafından açıklanmasını istedi.
Özcan açıklamasında, hukuk devletinin en zor zamanlarda ve en ağır suçlamalar karşısında dahi insan haklarını koruyabildiği ölçüde anlam taşıdığını belirterek, “Bir kişinin suçlu olup olmadığına mahkemeler karar verir. Ancak hiç kimse yargılama sürecinde insan onurunu zedeleyen uygulamalara maruz bırakılamaz. İşkence ve kötü muamele yasağı mutlak bir ilkedir” ifadelerini kullandı.