Başkan Bakan "Söz Konusu Malatya Olunca Gerisi Teferruattır"
Battalgazi Gazetesi İmtiyaz Sahibi Erdal Öztürk'ün sorularını yanıtlayan AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan ile gündeme dair özel röportajımız.
Depremin ardından yeniden inşa sürecine giren Malatya, sadece fiziki olarak değil, aynı zamanda yönetim anlayışıyla da yeniden şekilleniyor. Bu sürecin en dikkat çeken isimlerinden biri ise hiç kuşkusuz AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan.
Göreve geldiği ilk günden itibaren masa başı siyaset yerine sahayı tercih eden Başkan Bakan, Malatya merkez ve 13 ilçede adım adım yürütülen çalışmaları yerinde takip ederek adeta şehrin yeniden doğuş sürecinin en yakın tanığı oldu.
Bir yandan deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yerinde inceleyen, diğer yandan Ankara’da ilgili bakanlıklar ve kurumlarla sürekli temas halinde olan Ali Bakan, Malatya’ya daha fazla yatırım kazandırmak için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor.
Vatandaşın kapısını çalan, esnafın derdini dinleyen, mahalle mahalle dolaşarak sorunları yerinde tespit eden Başkan Bakan, sadece bir siyasi temsilci değil; aynı zamanda şehrin yeniden ayağa kalkma iradesini sahada taşıyan bir isim olarak öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya’daki en güçlü temsilcilerinden biri olarak görülen Ali Bakan, farklı siyasi görüşlerden il başkanlarıyla da aynı masa etrafında buluşarak “Söz konusu Malatya ise gerisi teferruattır” anlayışını sahaya yansıtıyor.
Bugün gelinen noktada Malatya’nın artık eski Malatya olmadığını vurgulayan Bakan, şehrin Akçadağ’dan Kale’ye, Yazıhan’dan merkez ilçelere kadar genişleyen yeni yapısıyla Türkiye’nin en önemli cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini ifade ediyor.
Sahada kurduğu güçlü iletişim, hızlı çözüm odaklı yaklaşımı ve yoğun çalışma temposuyla Ali Bakan, Malatya’nın yeniden inşasında, sürecin en kritik aktörlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Battalgazi Gazetesi İmtiyaz Sahibi Erdal Öztürk’ün sorularını yanıtlayan AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan ile gündeme dair özel röportajımız.
“Malatya Yeniden Ayağa Kalkıyor: Tüm Süreçte Önemli Mesafe Kat Ettik”
Malatya’da geldiğimiz süreç hangi aşamada?
“Öncelikle Battalgazi Gazetemize ve sizlere bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Göreve başlayalı yaklaşık 16 ay oldu, yani bir buçuk yıla yaklaşıyoruz. Göreve geldiğimizde Malatya’nın en önemli gündemi depremdi.
Açık söylemek gerekirse Türkiye’de Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep ve Adıyaman daha çok biliniyor ve konuşuluyordu. Malatya ise bu iller kadar öne çıkmamıştı. Bunun en önemli sebeplerinden biri de can kaybının yaklaşık 1200 civarında olmasıydı.
Ancak şehrimizin kalbi dediğimiz çarşı merkezimiz tamamen yıkılmıştı. En büyük yıkım da aslında burada yaşandı. Buna rağmen ilk yaklaşık 6 aylık süreçte Malatya’da depremin etkisinin Türkiye genelinde çok fazla bilinmediğini gördük.
Bugün geldiğimiz noktada ise çok ciddi bir mesafe kat ettik. Konut konusunda artık bir problem kalmayacak. Yapılan konut sayısı oldukça yüksek. Ayrıca Sayın Murat Kurum’un açıkladığı yaklaşık 10 bin sosyal konut da bu sürece dahil olacak. Bu da konut anlamında hiçbir sıkıntı kalmayacağını gösteriyor.
Çarşı merkezimizde çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı. Şu anda daha çok altyapı çalışmaları devam ediyor. Onların da birkaç ay içerisinde tamamlanmasını hedefliyoruz.
Vatandaşlarımız genelde sadece üstyapıyı görüyor. Oysa bir yol açıldığında sadece asfalt yapılmıyor; onun kaldırımı, aydınlatması, su hattı, kanalizasyonu, elektriği, doğalgazı ve internet altyapısı da yapılıyor. Yani toprağın altındaki yatırım, üstündeki kadar büyük. Aslında biz burada adeta yeni bir şehir inşa ediyoruz.
Sadece konut ve iş yerleri değil, sosyal donatı alanlarında da çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Okullar, sağlık ocakları, hastaneler ve diğer kamu binaları hızla yükseliyor. Bu yatırımlar da artarak devam edecek.
İnşallah çok kısa süre içerisinde bu sürecin büyük bir kısmını tamamlayarak Malatya olarak bu defteri kapatmış olacağız.”
“Malatya Daha Büyük, Daha Modern Bir Şehir Olacak”
“Malatya’da inşaat süreci ne zaman tamamlanacak?”
“Şunu açık söylemek lazım; devlet olarak biz, hak sahiplerine konutları teslim etme noktasında çalışmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bakanlığımız ve hükümetimiz bu süreci planladığı şekilde tamamlayacak. Ancak bir de yerinde dönüşüm süreci var. Yerinde dönüşümlerde vatandaşlarımız kendi binaları için müteahhitlerle anlaşma yapıyor. Bu süreç tamamen yapılan anlaşmalara bağlı olduğu için biraz daha zaman alabilir.
Ama genel tabloya baktığımızda Malatya artık eski Malatya değil. Açıkça ifade ediyorum; Malatya’nın büyüklüğü ve yerleşim alanı 6 Şubat öncesine göre en az iki katına çıktı. Eskiden şehir bütünlüğü 20 ise bugün 40’a çıkmış durumda. Artık Kale’den Yazıhan’a, Akçadağ’a kadar uzanan geniş bir merkezden bahsediyoruz.
Yerleşimin tamamen oturması ve sürecin nihai anlamda tamamlanması ise zamanla olacak bir durum. Bu da ilerleyen süreçte hem devletimizin hem de yöneticilerin alacağı kararlarla şekillenecek.
Şunu da özellikle vurgulamak istiyorum; dünyada ve ülkemizde büyük afetler yaşayan şehirler, sonrasında ciddi bir ivme kazanıyor. Malatya da bu süreci yaşıyor. Şehrimizde bir hareketlilik ve canlılık var. Sanayimizde iş gücü açığı bulunuyor, üretim yeniden canlanıyor.
İnşallah önümüzdeki yıllarda Malatya çok daha büyük, daha modern ve daha yaşanabilir bir şehir haline gelecek. Bundan sonra bizim asıl konuşmamız gereken konu da bu olmalı. Malatya’yı nasıl daha ileriye taşırız, nasıl daha büyük bir şehir yaparız, bunun planlamasını yapmamız gerekiyor.
Önümüzde örnek şehirler var. Büyük kongre merkezleri, kültür ve sanat alanları, eğitim yatırımları… Bunların hepsini bir bütün olarak ele alarak Malatya’nın geleceğini inşa etmemiz lazım.”
“Kışla Caddesi ve Rezerv Alanlarda Süreç Devam Ediyor”
Kışla Caddesinin kalan bölümü ve rezerv alanlarla ilgili son durum nedir?
“Erdal Bey, o günleri hatırlarsanız bu çalışmaların ne kadar zorlu süreçlerden geçtiğini daha iyi anlarız. O dönemlerde çeşitli algılar oluşturuldu, ‘devlet malınıza çökecek’ gibi söylemlerle vatandaşlarımızın kafası karıştırıldı. Bu nedenle bazı bölgelerde ciddi dirençlerle karşılaşıldı. Kışla Caddesi’nde de büyük bir mücadele verildi. Bir taraf yapılırken diğer taraf çeşitli sebeplerle bekledi.
Bugün geldiğimiz noktada ise karşı tarafta bulunan vatandaşlarımız da artık bu dönüşümü talep ediyor. Şehrimizin farklı bölgelerinde de benzer durumlar var. Bu alanlarla ilgili hem bakanlıklarımız düzeyinde hem de yerelde yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz ve bizler sürekli istişare halindeyiz. Ankara’da ve Malatya’da bu konularla ilgili toplantılar yapılıyor.
Deprem sonrası en acil önceliğimiz vatandaşlarımızın barınma ihtiyacını karşılamaktı. Çok kısa sürede çadır kentler kuruldu, ardından kalıcı konutlara geçiş süreci başlatıldı. Hamdolsun bugün geldiğimiz noktada konut ve iş yeri teslimlerinde sona yaklaşmış durumdayız.
Bundan sonraki süreçte yerinde dönüşüm projeleri ve rezerv alanlardaki çalışmalar daha da hızlanacak. Depremin bize gösterdiği en önemli gerçeklerden biri de yapı stokumuzun ne kadar riskli olduğuydu. Bu nedenle dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.
Sanayi alanlarıyla ilgili de çalışmalarımız sürüyor. Deprem sonrası yapılan tespitlerde ağır hasarlı iş yerlerinin yıkılacağı zaten biliniyordu ve gerekli bilgilendirmeler yapılmıştı. Şu ana kadar çok sayıda esnafımız yeni iş yerlerine kavuştu, teslim edilen dükkanlar var, yapımı devam edenler var ve yeni projeler de sürüyor.
Elbette eksikler olabilir, bu kadar büyük bir afetin ardından her şeyin bir anda tamamlanması kolay değil. Ancak şunun bilinmesini isterim ki, devletimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyecek. Tüm bu süreçler planlı şekilde ilerliyor ve inşallah kısa süre içerisinde bu alanlardaki sorunlar da çözüme kavuşacak.”
“Malatya’da Yeni Cazibe Merkezleri Oluşuyor”
“Malatya ‘da Yeni cazibe merkezleri oluşacak mı?
“Tabii ki, artık Malatya’da yeni cazibe merkezleri yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Özellikle eski sanayi alanlarının dönüşmesiyle birlikte bu bölgelerde farklı bir yapı oluşacak. Örneğin sanayi alanları yeniden düzenlendiğinde artık o bölgelerde imalat ve ağır sanayi faaliyetleri olmayacak, daha farklı kullanım alanları ortaya çıkacak.
Şunu da açıkça söylemek lazım; artık eski anlayışla küçük metrekareli dükkân dönemi geride kaldı. Eskiden 10-20 metrekarelik alanlarda esnaflık yapılabiliyordu ama bugün bu yeterli değil. Artık 100-150 metrekarelik, daha geniş ve modern iş alanlarına ihtiyaç var. Eski çarşı yapısında bu dönüşümü sağlamak mümkün değildi. Yapılan projeler de zaten hak sahiplerinin yerlerini daha modern şartlarda alabilmesi için hayata geçirildi.
Büyük esnaflarımızın önemli bir kısmı yeni alanlara taşındı. Bununla birlikte şehir tek merkezli yapıdan da çıkıyor. Depremin belki de en önemli sonuçlarından biri bu oldu. Eskiden Malatya’nın tek merkezli bir şehir olduğu konuşulurdu. Şimdi ise farklı bölgelerde yeni merkezler oluşuyor.
Örneğin İkizce bölgesinde şu anda zorunlu olarak kurulan yeni yerleşim alanı, önümüzdeki yıllarda çok daha farklı bir noktaya gelecek. Yine Bahçebaşı ve üniversite çevresinde gelişen alanlar var. Bu bölgelerin 5-10 yıl içerisinde yeni birer ilçe gibi şekillenmesi mümkün.
Biz artık Malatya’yı sadece bugünü düşünerek değil, 20 yıl, 50 yıl sonrasını planlayarak ele almak zorundayız. Şehir nereye büyüyecek, nüfus ne kadar artacak, ulaşım nasıl şekillenecek, bunların hepsini şimdiden planlamamız gerekiyor. Kamu kurumlarının konumlandırılmasından yol planlamalarına kadar her şey bu vizyonla ele alınmalı.
Ayrıca vatandaşlarımızın yaşam alışkanlıkları da değişiyor. Eskiden uzak görülen Akçadağ, Yazıhan ya da diğer bölgeler artık 20-25 dakikalık mesafelerle ulaşılabilir hale geldi. Deprem sonrası birçok vatandaşımız bahçeli, müstakil yaşam alanlarına yöneldi.
Bu noktada bizim görevimiz, plansız yapılaşmanın önüne geçmek. İmarın yapılaşmanın önünde gitmesi gerekiyor. İnsanların yaşayacağı alanları önceden belirleyip, altyapısını hazırlayıp ona göre yönlendirme yapılmalı. Aynı zamanda tarım arazilerini koruyarak, daha yaşanabilir, doğayla uyumlu ve modern yerleşim alanları oluşturmak zorundayız.
Biz bu planlamaları şimdiden yapıyoruz. Malatya’yı daha büyük, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımız bu doğrultuda devam ediyor.”
“Ahbap Evleriyle İlgili Karar Süreci Derneğe Ait”
Haluk Levent tarafından yapılan Ahbap Evleri’nin durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
“Malatya’da yapılan Ahbap Evleri, tamamen Ahbap Derneği tarafından hayata geçirilen bir proje. Bu nedenle burası TOKİ ya da doğrudan devletin yürüttüğü bir proje kapsamında değil.
Dolayısıyla bu alanla ilgili yönetimsel kararlar da tamamen Ahbap Derneği’nin tasarrufunda. Nasıl değerlendirileceği, kimlere tahsis edileceği ya da ilerleyen süreçte devlete devredilip devredilmeyeceği gibi konulara yine kendileri karar verecek.
Örneğin burası ihtiyaç sahibi ya da dezavantajlı gruplara yönelik bir kullanım alanı olarak değerlendirilebilir ya da farklı sosyal amaçlarla kullanılabilir. Bu tamamen projeyi hayata geçiren derneğin inisiyatifinde olan bir durum.
Şu an için bu konuda netleşmiş bir uygulama bulunmuyor. Sürecin nasıl şekilleneceğini önümüzdeki dönemde Ahbap Derneği’nin alacağı kararlar belirleyecek.”
“Adalet Herkes İçin Geçerli Olmalı”
“CHP’li belediyelere yapılan operasyonlar eleştiriliyor, bu konuda neler söylemek istersiniz?”
“Bakın, ben bu konuyu çok açık ifade ediyorum. Siyaset ayrı bir şeydir, hukuk ayrı bir şeydir. Yaklaşık 30 yılı aşkın süredir avukatlık yapıyorum ve Türkiye’de hem siyasi hem de adli süreçleri yakından bilen biriyim.
Şunu baştan söylemek lazım; ‘sadece CHP’li belediyelere operasyon yapılıyor’ şeklindeki bir tanımlama doğru değil. Eğer ortada bir şikâyet varsa, bir iddia varsa ve bu iddialar delillerle destekleniyorsa, devletin ilgili kurumları bunu görmezden gelemez. Bu süreçleri yürüten savcılıklar ve ilgili bakanlıklar, kendilerine gelen şikâyetler doğrultusunda işlem yapar.
Kaldı ki birçok dosyada şikâyet eden, tanıklık yapan ya da delil sunan kişilerin yine aynı siyasi çevrelerin içinden olduğu görülüyor. Böyle bir durumda devletin ‘buna dokunmayın’ demesi zaten mümkün değildir. Hukuk herkes için işletilmek zorundadır.
Bizim için temel ilke şudur: Adalet herkes için vardır. Kişinin siyasi görüşü, kimliği, inancı ne olursa olsun hukuk karşısında eşittir. Eğer bir yerde usulsüzlük varsa, bu yargı tarafından ortaya konur. Yoksa da yine yargı bunu tespit eder.
Önemli olan, bu süreçlerin hukuka uygun yürütülmesidir. Eğer bir yanlışlık varsa, bu da yine hukuk çerçevesinde ortaya konulmalıdır. ‘Şu işlem hukuka aykırı’ denir, ilgili maddelerle itiraz edilir. Bunun yolu bellidir.
Geçmişte bu ülkede çok farklı adaletsizlikler de yaşandı. Ancak bugün gelinen noktada, adalet mekanizmasının daha sağlıklı işlemesi hepimizin ortak temennisi olmalıdır. Çünkü adalet bir ülkenin temelidir. Adalet varsa devlet güçlüdür, yoksa hiçbir şeyin anlamı kalmaz.
Biz hiçbir zaman hukukun dışında bir uygulamayı savunmayız. Ama hukukun da herkes için eşit şekilde işlemesi gerektiğini açıkça ifade ediyoruz.”
“Malatya’ya Yakışır Adalet Kompleksi Kazandırıldı”
İl başaknlığınızdan öncede siz Malatya ya yeni modern ve günümüze uygun bir adliye binası yapılmalı açıklaması yapmıştınız, Malatya’ya yapılan yeni adliye binası sizin il başkanlığınızın dönemine denk geldi Yeni Yapılan Adliye binasıyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Bu soru için çok teşekkür ederim güzel bir soru sordunuz. “Malatya denildiğinde benim uzun yıllardır içimde kalan konulardan biri adliye meselesiydi. Avukatlık yaptığım dönemden bu yana mevcut yapının yetersiz olduğunu, şehre yakışmadığını her zaman dile getirirdik. Zamanla mevcut adliye binası hem fiziki olarak hem de işleyiş açısından ihtiyacı karşılayamaz hale geldi.
Bugün gelinen noktada Malatya için çok modern ve büyük bir adalet sarayı inşa edildi. Bu sadece bir bina değil, adeta bir adalet kompleksi oldu. Açık söylemek gerekirse bu yatırımın çok daha önce yapılması gerekiyordu. Ancak bugün en azından bu eksiklik giderilmiş durumda.
Adalet gibi kutsal bir kurumun en iyi şartlarda hizmet vermesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle yapılan yeni adliye binasının şehrin en uygun noktalarından birine kazandırılması da son derece önemlidir. Malatya’ya yakışan bir eser ortaya çıktı.
Sadece adliye binası değil, bölge idare mahkemesi, lojmanlar ve adalet teşkilatının ihtiyaç duyduğu birçok yapı da şehre kazandırıldı. Yani adalet altyapısı anlamında Malatya çok daha güçlü bir noktaya taşındı.
Deprem öncesinde de bu eksikliği sık sık dile getiriyorduk. Bugün geldiğimiz noktada bu yatırımın tamamlanmış olması önemli bir kazanımdır. Belki gecikmiş bir proje ama sonuç olarak şehrimiz için büyük bir hizmet oldu.
Artık Malatya, sadece konut ve şehirleşme değil; adalet altyapısı açısından da güçlü, modern ve kurumsal bir yapıya kavuşmuş durumda.”
“Alişar Mahallesi’nde Doğalgaz Çalışmaları Planlama Sürecinde”
Alişar Mahallesi’ne yerel seçimlerde doğalgaz sözü verilmişti arada geçen yaklaşık 3 yıl olmasına rağmen doğalgaz getirilmedi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
“Öncelikle şunu açık söylemek lazım; Malatya genelinde deprem sonrası çok büyük bir yeniden inşa süreci yürütülüyor. Birçok mahallede yolların bir kısmı yapılmış, bir kısmı beklemede kalmış ya da altyapı çalışmaları yarım kalmış durumda. Yaklaşık 30 civarında mahallede benzer tablo var.
Alişar Mahallesi’nde de doğalgaz konusu uzun süredir gündemde. Yerel seçimler döneminde verilen sözler var, ancak deprem sonrası süreç tüm planlamaları yeniden şekillendirdi. Şu anda öncelik konutların tamamlanması, altyapı hatlarının ana omurgasının bitirilmesi ve şehir genelinde sistemin oturtulmasıdır.
Doğalgaz gibi altyapı hizmetleri de bu genel planlama içerisinde ele alınıyor. Yani sadece tek bir mahalle üzerinden değil, tüm bölgenin altyapı bütünlüğü içinde ilerleniyor. Bu nedenle süreç biraz zaman alabiliyor.
Ancak şunu özellikle ifade etmek gerekir ki, hiçbir mahalle bu yatırımların dışında bırakılmıyor. Alişar Mahallesi de bu planlamanın içinde ve ilgili kurumlarla birlikte sürecin hızlandırılması için çalışmalar devam ediyor.
Bizim temel anlayışımız şudur; verilen sözlerin yerine getirilmesi için mücadele ediyoruz. Vatandaşlarımızla birebir temas halindeyiz ve hangi mahallenin ne ihtiyacı varsa bunun takibini yapıyoruz. İnşallah planlama tamamlandıkça Alişar başta olmak üzere tüm eksik bölgelerde doğalgaz ve diğer altyapı hizmetleri peyderpey hayata geçirilecek.”
“Söz Konusu Malatya Olunca Gerisi Teferruattır”
Geçtiğimiz günlerde Siz, CHP ve MHP il başkanlarıyla birlikte verilen fotoğrafın kamuoyunda oluşturduğu olumlu etki için neler söylemek istersiniz?
“Biz aslında Malatya’da siyaset yaparken her zaman şunu ön planda tutuyoruz; yerelde siyaset farklıdır. Üst siyasette tartışmalar olabilir ama konu Malatya olunca biz hep birlikte hareket ederiz.
Daha önce de benzer görüntüler verdik. Çünkü bu şehir hepimizin şehri. Bizim görevimiz Malatya’nın sorunlarını çözmek, şehre hizmet etmek ve ortak aklı büyütmektir. Bu nedenle farklı siyasi partilerden arkadaşlarımızla bir araya gelmemiz son derece doğal ve gereklidir.
Söz konusu Malatya olduğunda gerisi gerçekten teferruattır. Bu şehirde birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Deprem sonrası süreç bunu daha da net gösterdi. Hiç kimsenin birbirinden ayrıştığı değil, herkesin aynı hedefe yöneldiği bir dönemdeyiz.
Dolayısıyla o fotoğraf da bu anlayışın bir yansımasıdır. Malatya için birlikte hareket etmeye, ortak akılla çalışmaya devam edeceğiz. Bizi kimse Malatya’nın menfaatleri konusunda ayıramaz.”
“Erken Seçim 2027’de Olur”
“Erken seçim bekliyor musunuz?”
“Bu konuda bizim beklentimiz ve öngörümüz 2027 yönündedir. Süreçler o takvim doğrultusunda ilerleyecektir. Biz de çalışmalarımızı buna göre sürdürüyoruz.”
“Malatyalı Hemşehrilerimize Mesajımız Sevgi ve Güven”
“Son olarak hemşehrilerinize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı
“Malatya hemşehrilerimize şunu özellikle ifade etmek istiyorum; biz bu süreçte çok şey yaşadık. Büyüklerimiz hep derdi ki ‘Allah devlete zeval vermesin.’ Bugün bu sözün ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Geçmişte farklı dönemleri gördük; savaşları, kıtlıkları, depremleri, pandemiyi yaşadık. Özellikle 99 depremiyle bugünü kıyasladığımızda arada çok büyük bir fark var. O dönemle bugün arasında devletin gücünü ve imkanlarını net şekilde görüyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada yüz binlerce konutun yapıldığı, sosyal konutların teslim edildiği, vatandaşın yeniden yuvasına kavuştuğu bir süreçten bahsediyoruz. İnsanlarımız artık çok düşük maliyetlerle ev sahibi olabiliyor. Bu da devletin vatandaşına verdiği değerin en somut göstergesidir.
Biz bu süreci birlikte başardık, birlikte de tamamlayacağız. 7/24 sahada çalışıyoruz, tüm kurumlarımızla Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için gayret gösteriyoruz.
Ben tüm Malatyalı hemşehrilerimi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. İnşallah el birliğiyle şehrimizi daha güçlü yarınlara taşıyacağız.” Röportaj: Erdal ÖZTÜRK