Akyol "Partimden Ayrılmış Olabilirim, Ama Demokrasiden Ayrılmıyorum"

Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa eden Yeşilyurt Belediye Meclis Üyesi Avukat Osman Akyol, Yeşilyurt Belediyesi Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda istifasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Akyol, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada CHP üyeliğinden ayrılma gerekçelerini anlatırken, kararının bir geri çekiliş değil, ilkelere bağlı kalmanın bir duruşu olduğunu ifade etti.

Akyol, konuşmasında “Partimden ayrılmış olabilirim. Ama demokrasiden ayrılmıyorum. Cumhuriyet’ten ayrılmıyorum. Halkın iradesinden ayrılmıyorum.” ifadelerini kullandı.

Yeşilyurt Belediyesi Temmuz Ayı Meclis Toplantısı’nda söz alan CHP’den istifa eden Yeşilyurt Belediye Meclis Üyesi Avukat Osman Akyol, istifa süreciyle ilgili açıklamasını yaptı.

Akyol’un mecliste yaptığı konuşma şöyle:

Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri;

Sadece parti üyeliğinden istifa ettiğimi açıklamak için değil, hangi ilkeler uğruna mücadele ettiğimi ifade etmek için söz almış bulunuyorum.

Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferi olarak gece gündüz çalıştım. Bayrak taşıdım, kapı kapı dolaştım, seçimlerde mücadele ettim. Çünkü inandığım şey kişiler değil, ilkelerdi.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin atanmış mevcut yönetiminin oluşum sürecini demokratik meşruiyet açısından doğru bulmuyorum.

Parti iradesine yapılan yargı müdahalesi sonucunda ortaya çıkan bu yönetim, örgütün gerçek iradesini yansıtmamaktadır. Bu nedenle bu anlayışı tanımıyor ve bu gerekçeyle 24 Haziran tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa etmiş bulunuyorum.

Demokrasi, önce kendi kapımızın önünde başlar.

İlke; kişiye göre değişmez.

Adalet; işimize geldiğinde savunulacak bir kavram değildir.

Millet iradesi; sadece seçim meydanlarında hatırlanacak bir slogan değildir.

Bugün, vicdanımın bana emrettiği yerde duruyorum.

Bu nedenle görevimi seçilmiş genel başkanımız sayın Özgür Özel bir yol açana kadar bağımsız bir belediye meclis üyesi olarak; yalnızca Yeşilyurt’un menfaatini, Malatya’nın geleceğini ve vatandaşlarımızın hakkını gözeterek sürdürmeye devam edeceğim.

Hiç kimse benim bu kararımı bir geri çekiliş olarak değerlendirmesin.

Tam aksine…

Bu karar, ilkelere bağlı kalmanın bedelini ödemeyi göze alan bir duruştur.

Çünkü bazen en büyük sadakat, yanlış gördüğüne “hayır” diyebilmektir.

Partimden ayrılmış olabilirim.

Ama demokrasiden ayrılmıyorum.

Cumhuriyet’ten ayrılmıyorum.

Halkın iradesinden ayrılmıyorum.

Adalet mücadelemden ayrılmıyorum.

Sadakatim; milletin iradesinedir.

Bu iktidarın hukuksuzluklarına karşı mücadelemden bir adım geri atmıyorum. Dün hangi kararlılıkla haksızlığın tam karşısında durduysam, bugün de aynı kararlılıkla duracağım.

Son olarak, genç bir kardeşimiz var Deniz Göktaş, ona buradan selam göndermek istiyorum.

Bırakın gençler korkmadan düşünsün, özgürce konuşsun, gülebilsin, eleştirebilsin. Çünkü özgürlük; sadece bireyin değil, toplumun da nefesidir. Düşüncenin susturulduğu yerde gelişme olmaz, mizahın cezalandırıldığı yerde umut yeşermez.

Daha güçlü ve daha demokratik bir Türkiye ancak özgür bireylerle mümkündür.

Gençlerimizi korkuyla değil, özgürlükle büyütelim.

Deniz’e selam olsun… Ve özgürce düşünen, konuşan, üreten bütün gençlere selam olsun.

Saygılarımla…