Ağbaba "14 Mayıs'ta Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Olacak"
CHP Genel başkan yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba gündeme yönelik basın açıklaması yaptı.
Pazartesi günü 1 Mayıs; emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü.
Bu sebeple şimdiden tüm emekçilerimizin 1 Mayıs’ını kutluyor,
Emeğin hakkını alacağı nice güzel günlerin gelmesini diliyorum.
Türkiye tarihinin en kritik seçimlerine sadece 15 gün kaldı.
Emekçilerimizin ve hepimizin 14 Mayıs seçimlerinde önünde sadece iki tercih olacak;
Ya işsizliğe evet diyeceğiz ya da işsizliğin bir sorun olmaktan çıkmasına evet diyeceğiz,
Ya açlığın, yoksulluğun, sefaletin daha fazla artmasına evet diyeceğiz,
Ya da refaha, bolluğa, gelir adaletine evet diyeceğiz,
Ya yeni Somalara, Amasralara, Ermeneklere evet diyeceğiz,
Ya da iş cinayetlerini artık kader olmaktan çıkmasına, iş cinayetlerinin son bulmasına evet diyeceğiz.
EYT düzenlemesinden, taşerona kadro düzenlemesine, sözleşmeli personel düzelmesinden, 3600 Ek gösterge düzenlemesiyle ortaya çıkan yüz binlerce emekçi etkileyen yeni mağduriyetler ortaya çıktı.
14 Mayıs’ta da ya bu mağduriyetlerin devam etmesine evet diyeceğiz,
Ya da güvenceli çalışma hakkına sahip olmaya, mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasına evet diyeceğiz.
14 Mayıs’ta
Kısmi emeklilik hakkı bekleyenlerin,
Çırak ve stajyerlerin,
Emeklilikte 1 gün ile kademeli emeklilik sistemine takılanların,
9 bin prim günü eşitsizliğinde mağdur olan esnafların,
Güvencesiz TYP çalışanların,
Özel sektör öğretmenlerin,
Ya iktidar tarafında yok sayılmasına, görmezden gelinmesine evet diyeceğiz,
Ya da 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlunun önderliğinde, Millet İttifakımızın iktidarında tüm bu sorunların çözülmesine evet diyeceğiz.
Son 5 yılda ne olduğu belirsiz bu ucube tek adam rejiminde en çok kaybeden işçilerimiz ve emekçilerimiz oldu.
Bugün sizlerle hem 5 yılda emeğin 5 ana başlıkta kaybını özetleyeceğim,
Hem de iktidarın çalışma yaşamında yarı yolda bıraktığı, hakkını gasp ettiği yüz binlerce emekçinin durumundan bahsedeceğim.
Önce 5 yılın işsizlik rakamları ile başlamak istiyorum;
2018 Haziran ayında 5 milyon 506 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı,
2023 yılının şubat ayı itibariyle geniş tanımlı işsiz sayımız oda TÜİK verilerine göre 8 milyon 941 bin kişiye çıktı.
Türkiye başkanlık sistemine geçtiği günden bugüne en az 3 milyon 436 bin yeni işsiz yarattı.
Türkiye ekonomisinin sürekli olarak büyüdüğünden bahsedildi,
Nebatinin bile ismini söylemekte zorlandığı, dünyaya meydan okuma diye tanıtılan Türkiye Ekonomi modelinde milyonlarca emekçinin milli gelirden aldığı pay eridi,
Bir avuç yandaşın gelirleri ise katlandı.
2018 yılında emeğin milli gelirden aldığı pay 33,5 puan iken,
Bu pay son olarak 26,5 puana geriledi.
Yani emeğin aldığı pay bu sistemde tam 7 puan eridi.
Beşli çetelerin, yandaş sermayenin geliri ise bu 5 yılda tam 5 puan arttı.
Artan enflasyon emekçilerin ücretlerini pula çevirdi,
Emekçiler geçimlerini artık kredilerle ve kredi kartları ile sağlar hale geldi.
2018 yılında çalışanların bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu 536 milyar 828 milyon TL iken,
5 yılın sonunda emekçilerin bankalara olan borcu yüzde 372 oranında arttı ve 2 trilyon TL’yi buldu.
Başkanlık sisteminde aradan geçen 5 yılda iş yerleri adeta toplu birer mezara dönüştü.
2018 yılından bugüne iş cinayetlerinde en az 10 bin 224 işçi hayatını kaybetti.
İşsizlik fonu bu sistemle birlikte iyiden iyiye yandaşı kollama fonuna dönüştü.
İşçinin kendi parası olan işsizlik sigorta fonundan yandaş işverenlere son 5 yılda 84 milyar TL para aktarılırken,
İşsizlere ise sadece 46 milyar TL para verildi.
İşverenler tam 1,8 kat işsizlere göre fondan daha fazla para kullandı.
Kısacası başkanlık sisteminde emek; daha ucuz hale geldi, daha fazla borçlandı, işsizlik daha fazla arttı, işçiler iş cinayetlerinde topluca katledildi.
14 Mayıs’ta iktidarımızda emekçiler ne ölüme razı olarak çalışacak,
Ne de açlığın sefaletin pençesinde hayatta kalmaya devam edecek,
Ne de güvencesiz çalışmaya mahkûm olacak.
14 Mayıs’ta 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığında, millet ittifakının iktidarında emekçiler hakkını alacak.
Şimdi 21 yıldan bugüne iktidarın mağdur ettiği, güvencesizliğe sürüklediği, görmezden geldiği diğer mağdur gruplarından kısaca söz edeceğim.
EYT düzenlemesinden taşeron düzenlemesine,
Sözleşmeli personel düzenlemesinden, 3600 Ek gösterge düzenlemesine,
KPSS mağdurlarından özel sektör öğretmenlerine,
Çırak ve stajyerlerdenTYP’li çalışanlara,
Uzman çavuşlarımızdan,Aile, sosyal, hizmetler bakanlığında ek ders karşılığı çalışan mağdurlara,
Usta öğreticilerimizden, ayrı bir meslek sınıfına tabi olmak isteyen itfaiyecilere,
İktidarın mağdur ettiği yüz binlerce çalışanımız var.
Ve tüm bu mağduriyetlerin hepsini 14 Mayıs’tan sonra tek tek çözeceğiz.
Öncelikle şunu belirteyim;
1)2020 KPSS Mağdurları;
Genel Başkanımız 100 bin öğretmen atama sözü verdi,
Ayrıca 2020 yılında yüksek puan almasına rağmen hakkı gasp edilen, ataması yapılmayan 20 bin KPSS mağdurumuz var,
Onlarında gasp edilen atama hakları kendilerine iade edilecek.
2)EYT Prim mağdurları ve deprem mağdurları;
EYT düzenlemesi daha önce kademeli prim şartı olmayacak denmesine rağmen meclisten 5000 ila 5975 gün arasında değişen prim şartına tabi tutularak yasalaştı.EYT mağduru vatandaşımız emekli olabilmek için 975 prim gününü doldurmaları gerekecek.
Bu yaklaşık 2 yıl 7 ay daha çalışmaları demek. Ayrıca deprem bölgesinde 5000 prim gününe göre borçlanan ve çıkan yasa ile emekli olabilmek için ortalama 500 ile 975 prim güne ihtiyaç duyan deprem mağdurları bu süreyi çalışarak doldurması imkânsızdır. İş yerleri yıkılmış veya kapanmışken EYT prim mağduru depremzedeler kalan prim günü süresini doldurmak için 15 ay ile 2 yıl 7 aya varan süre boyunca çalışması gerekmektedir.
İktidara gelir gelmez EYT’DE 8 Eylül öncesi gereken 5 bin prim günü şartını tekrar sabit hale getireceğiz.
3)BAĞKURLU esnafın 9000 prim günü sorunu;
Bir işçi en az 5000 prim günü ile emekli olabilirken, bir esnaf yani Bağ-kurlu 9000 prim işgününe tabi. 5000 günle 9000 bin gün arasında 4000 gün yani 11 yıl prim şartı vardır.
İktidara geldiğimiz de BAĞ-KUR prim eşitsizliği sorununu söz verdiğimiz gibi ortadan kaldırarak, esnaflarımızın emekliliğe ulaşım hakkı kolaylaştırılacaktır.
4)Kısmi Emeklilik mağdurları;
1999 yılındaki düzenleme öncesi 3600 prim günü ve 15 yıl sigortalılık süresiyle kadınlar 50 yaş ve üstü, erkekler 55 yaş ve üzerinde kısmi emekli olabiliyordu.
Daha sonra kısmi emeklilik için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş şart düzenlemesi getirdiler. Ve son EYT düzenlemesinde kısmi emeklilik hakkı için yaş şartını kaldırmadılar, kısmi emeklilik için bekleyen vatandaşları yüz üstü bıraktılar. İktidarımızda kısmi emeklilik için gerekli düzenlemeyi yapacağız, bu mağduriyete son vereceğiz.
5)Kademeli emeklilik mağdurları;
Bir günle, bir haftayla, bir ayla EYT olmayı kaçıran insanlar var. Bunlar bir günlük farkla 17 yıl daha fazla çalışmak zorunda kalıyor.
EYT düzenlemesi 8 Eylül 1999 öncesi işe girenlerin yaş sorununu ortadan kaldırıyor. Ancak 9 Eylül 1999 ve sonrası sigorta girişi olanlar kademeli emeklilik sistemine dâhil oluyor.
Buna kademeli emeklilik mağduru diyoruz.
İktidarımızda kademli emeklilik sistemini yeniden düzenleyeceğiz.
9 Eylül 1999 sonrası 65 yaş emeklilik şartını esnetip, ülkemiz gerçeklerine uygun hale getireceğiz.
6)Stajyer ve çıraklar;
Stajyer ve çırakların ilk işe başlama tarihlerinin emeklilikte sigorta başlama tarihi olarak kabul edilmemesi bu kişilerin mağduriyetine sebep olmaktadır. Bir dönem deyim yerindeyse küçük yaşta ucuz iş gücü olarak çalıştırılan kişiler. Sayıları 1,5 milyona yakın. Bunların ucuz iş gücü olarak kullanıldığı dönemler sigorta başlangıcı olarak sayılmıyor.
İktidara gelir gelmez stajyer ve çırakların bu sürelerini sigorta başlangıcı olarak ye tescil edeceğiz ya da borçlanma hakkı tanıyarak bu sorunu ortadan kaldıracağız.
7)Taşeron işçiler;
Bir gece hiç kimseye danışmadan, etmeden KHK ile taşerona kadro verdiler. Ama 150 bine yakın işçiyi görmezden geldiler.
Karayollarında, hastanelerde, bakanlıklarda, KİT’lerde halen 150 bine yakın taşeron işçi bulunmaktadır.
Bu sorunu da 14 Mayıs’tan sonra hemen çözeceğiz, 13.Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nunda geçtiğimiz gün belirttiği gibi bu taşeron çalışma düzenine son vereceğiz.
8)Özel sektör öğretmenleri;
Türkiye’de ne yazık ki ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmenimiz özel sektörde düşük ücretlerle çalışmak zorunda.
Üstelik öğretmenlerimizin haklı talebi olan taban maaş uygulamasına da hem Çalışma Bakanlığı hem Milli Eğitim Bakanlığı kulaklarını tıkamış durumda.
Ayrıca deprem nedeniyle bölgelerde okullar yıkıldı, binlerce öğretmenimiz işsiz kaldı. 100 bin öğretmen atamasında deprem bölgesinde işsiz kalan özel sektör öğretmenlerimizi de mağdur etmeyeceğiz. Ayrıca özel sektör öğretmenlerinin yıllardır mücadelesini verdiği taban ücret hakkını da kendilerine vereceğiz.
9) TYP’Lİ çalışanlar;
İŞKUR aracılığı ile okullar, kaymakamlık, valilik, Belediye gibi kamu kurumlarında çalışan 100 binden fazla Toplum Yararına Program kapsamında çalışan işçi vardır.
Yılın bazı dönemlerinde geçici olarak 6 ay, 9 ay gibi sürelerde çalışmakta, daha sonra işsiz kalmaktadır.
Geçici süre ile çalıştıkları için TYP kapsamında çalışan işçilerin herhangi bir iş güvencesi yoktur.
Sadece Asgari ücret seviyesinde çok düşük maaş almaktadırlar.
Kıdem tazminatı, işsizlik maaşı gibi hakları yoktur.
İktidarımızda TYP adı altında bu güvencesiz emek sömürüsüne de son vereceğiz, mağduriyetlerini çözeceğiz.
10) 28 Kasım sözleşmeli personel mağdurları;
İktidar sözleşmeli personel düzenlemesinde; kadroya geçiş hakkı için 28 Kasım 2022 tarihini şart koşmuştu.
O zaman da dile getirdik; bir gün sonra, iki gün sonra,10 gün sonra sözleşmeli personel olarak işe başlayanlar kadroya geçmek için 4 yıl daha bekleyecek. İktidara gelir gelmez bu haksızlığa da son vereceğiz.
Ayrıca;mecliste çalışan sözleşmeli danışmanlar, Belediyelerde sanatçı, sanat ve sahne uygulatıcısı çalışanlar, belediyelerde çalışan vekil memurlar kadroya alınmadı. Bu mağduriyete de son vereceğiz.
11)Uzman çavuşlar;
Uzman erbaşlarımız yıllardan beri sözleşmeli değil, kadrolu görev yapmak istiyor. Her seçim öncesinde de söz veriliyor ama görmezden geliniyorlar. 14 Mayıs’ta iktidarımızda uzman çavuşlarımıza da hak ettikleri kadroyu vereceğiz.
12) 3600 Ek gösterge mağdurları;
3600 Ek gösterge düzenlemesini Genel Başkanımızın ısrarı ile meclise getirdiler. Getirdikleri düzenlemenin adına o dönem devrim dediler. Ama o dönemde binlerce yeni mağdur yarattılar.
Şefler 3600 Ek gösterge hakkına sahip olamadı.
Üniversite mezunu olmayan polislerimiz 3600 Ek göstergeden yararlanmadı.
Lise öğrenimli mezunlar 3600 Ek gösterge hakkını alamadı.
Yardımcı hizmetler sınıfına bağlı olarak çalışan memurlar 3600 Ek gösterge hakkından yararlanamadı.
İktidarımızda 3600 Ek gösterge adaletsizliğine de, yaratılan yeni mağduriyetlere de son vereceğiz.
Ayırca;
Aile, sosyal, hizmetler bakanlığında ek ders karşılığı çalışan mağdurların kadro hakkını vereceğiz;
100 bine yakın itfaiyecimizin isteği olan ayrı bir meslek sınıfına dâhil olma talebini yerine getireceğiz,
Aile Sağlığı Merkezlerinde gruplandırma personeli olarak çalışan; tıbbi sekreterlerin, ebelerin, hemşirelerin kadro hakkını vereceğiz,
Usta öğreticilerimizin mağduriyetine son vereceğiz,
Kısacası 14 Mayıs’ta Kemal Kılıçdaroğlu’nu 13. Cumhurbaşkanı seçeceğiz,
Millet ittifakını iktidara taşıyacağız,
Tüm çalışanlarımızın kadro talebini, insan onuruna yaraşır çalışma talebini, özlük hakkı talebini, insanca yaşanabilecek ücret talebini,
Tek tek hayata geçireceğiz.
14 Mayıs’ta Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olacak,
En çokta emekçiler hakkını alacak.